tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Zâtında, sıfâtında, esmâsında ve ef’âlinde her türlü kusûr ve noksandan münezzeh olan Zât-ı Zülcelâl, bütün âlemlere nezîr olsun diye, kuluna Furkán’ı indirdi.
(Furkan, 25/1)
Hadîs-i Şeriflerden
Kıyamet gününde mü’minin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey bulunmaz. Ellah, çirkin hareketler yapan ve kötü sözler söyleyen her kişiden nefret edip buğzeder ve onları sevmez.
(Tirmizi , Birr 61)
Dualardan
Bu mübarekleri ifsad eden komiteler kahrolsunlar!.. Ellah bu hemşirelerimi de bu serserilerin şerlerinden muhafaza eylesin, âmîn.
(Lem'alar)
Vecîze
Haşirde adalet-i İlahiye, hasenelerin seyyielere racih gelmesiyle affettiğine binaen, siz de hasenelerin rüchanına göre muhabbet ve afv muamelesini yapmak lâzımdır.
Şuâlar

Hacı Hulûsî Bey’in, Bir Hâdimu’l-Kur’ân ve Îmâna, 1974 Tarihinde Yazdığı Bir Mektûbtur

07.07.2020

 

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Muhterem Efendim!

Gàyet acîb bir mes’eleyi istişare mahiyetinde bana yazıyorsun.

Evvelâ: Size şunu tavsiye ederim ki; uhdesinden gelinemeyecek şeylerle meşgûl olmaya lüzûm yoktur. Islah-ı âlem, ancak irade-i İlâhiyye ile mümkündür. Nitekim Üstâd-ı Muhterem (ra); “Ben de âlemin ıslahını arzu ediyorum. Dua ediyorum. Fakat irade edemiyorum.” buyuruyor.

Saniyen: En kolay iş, nefsimizin ıslahı iken ona bile muvaffak olamıyoruz. Bu derdin çâresi, emrolunduğu gibi istikamet etmek için sa’y etmek, İlahî icrâata karışmamak, tevfîk ve mededi yalnız Ellah’tan beklemektir, kanâatindeyim. Beşere hidâyet nurunu getiren Peygamber-i Zişan (asm), o nur ile Arz’ın sekenesinin yarısını şirkten kurtarmış, beşte birini de hidâyete erişmeye vesile olmuştur. Fakat ümmeti yetmiş üç fırkaya inkısam edeceğini, bunlardan yalnız bir fırkanın ehl-i saâdet olacağını da haber vermiştir. Bu haber, tahakkuk etmiştir. Bu zamânın adını da kendileri koymuş, “fesad-ı ümmet zamânı” buyurmuş, çâreyi, devâyı da emir ve tavsiye etmiştir. Bizler, bu mariz asırda ve fesad-ı ümmet zamânında lillahi’l-hamd mahza lütf u ihsan-ı İlahî olarak en makbûl bir hizmetle taltîf edilmişiz. Bu hizmetin hâdimlerine ihlas düsturları ile de tefrikalara düşmemek imkânı verilmiş. İhlası bırakanlar zarara uğrarlar, uğruyorlar ve uğrayacaklardır. O gibilere acıyarak hayr duâ eylemeliyiz. Bu kudsi hizmette neticeyi düşünmeden tek başımıza da kalsak, emrolunduğu gibi harekete ikdam eylemek ve meded-i Bari’yi niyaz eylemek zaruridir. Biz, ihlas kuvvetini küçük görenlerden değiliz. Şahsîyet-i ma’nevîyye, bu hizmetin ihlaslı ve devâmlı şakirdleri zümresindedir. Ellah, ihlaslı hizmete sebat ile devâm tevfîk ve teysîr buyursun. Âmîn.

“Ey derde derman isteyen! Yetmez mi dert derman sana” diyen zât gibi biz de; “Ey bu asrın ma’nevî elemîni nefsine çektiren kardeş! Yetmez mi Kur’ân ve îmân hizmeti sana?” diyerek [1] لاَ تَقْنَطوُا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِ ile yazıma son veriyorum.

اَلْبَاق۪ي اَلْحُبُّ فِى اللّٰهِ   

Âciz ve Pür-kusûr Bir Abd-i Müznib
el-Ma’lûm Dâîniz[2]

 


[1] Zümer 53

[2] Mektûbât-ı Hulûsiyye II, s. 27-28.

 

Bu yazi 4238 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz :

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.421 sn. deSen
↑ Yukarı