tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
(O kimseler ki imân etmişler,) yani Hazret-i Muhammed (asm)’a indirilen vahy-i İlahinin tümünü birden kalben tasdik edip dil ile ikrar etmişler (ve imanlarına bir zulmü) herhangi bir şirki (bulaştırmamışlardır. İşte) asıl (korkudan) ebedî azaba düşme endişesinden (emin olmak, onlara) halis imâna sahip olan zatlara (aittir.) Onların istikballeri güven içindedir. (Ve hidâyete ermiş olanlar da onlardır.)
(En’am, 6/82)
Hadîs-i Şeriflerden
Üstteki el, alttaki elden daha hayırlıdır. Üstteki el, veren eldir. Alttaki el ise, dilenip alan eldir.
(Buhari, Zekat 18; Müslim, Zekat 94)
Dualardan
Cenab-ı Hak bizi ve sizi, bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin, âmîn.
(Sözler)
Vecîze
Madem bir harf, kâtibini göstermeksizin olmaz. San'atlı bir nakış, nakkaşını bildirmemek olmaz. Nasıl olur ki; bir harfte koca bir kitabı yazan, bir nakışta bin nakşı nakşeden nakkaş, kendi kitabıyla ve nakşıyla bilinmesin?
Sözler
  • Önsöz
  • İçindekiler
  • Soru-Cevap

  • بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

    Üstad, Bediüzzaman Said Nursî (ra) Risale-i Nur Külliyatı ile Kur’an-ı Hakim’in cadde-i kübrasını göstermiş; sünnet-i seniyyeyi bid’alara karşı müdafaa etmiş, hayatı boyunca Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaatin kitap ve sünnet-i seniyyenin düsturlarından asla taviz vermeden; mezhep imamlarının gittikleri cadde-i kübra-yı Kur’ânîyi ilmen ispat etmiş ve bid’alara karşı müdafaa etmiştir. Hal böyle iken kökü ecnebi diyarında bulunan bir zındıka komitesi, Risale-i Nur’ları okuyanların zihinlerini bulandırmak, ümmeti, Kur’an-ı Azîmüşşân’ın bu nurlu tefsirinden soğutmak için dehşetli fikirlerini yaymış, Üstadın (ra) bazı cümlelerine kast-ı mahsusla yanlış ma’nâlar vermiştir. İşte beş mes’eleden oluşan bu eser o gizli komitenin şimdiye kadar yaydığı bütün zehirli fikirleri Edille-i Şer’iyyeye dayanarak çürütmek ve doğruları gözler önüne sermektedir.

    Birinci Mes’ele: O gizli zındıka komitesi, Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri’nin Kastamonu Lâhikası’nda geçen “Risâletün-Nûr, hakáik-ı İslâmiyye’ye dâir ihtiyâçlara kâfî geliyor; başka eserlere ihtiyâç bırakmıyor” cümlesini fâsid te’vîllerle te’vîl edip, “Başka İslâmî eserlere, hattâ Kur’ân, hadîs ve fıkha ihtiyâç yoktur” gibi bir ma’nâ vermelerine cevâb mâhiyyetinde mezkûr mektûbun şerh ve îzâhıdır.

    İkinci Mes’ele: O gizli zındıka komitesi, Bedîüzzamân Hazretlerinin “Risâle-i Nûr’un hocası, Risâle-i Nûr’dur. Risâle-i Nûr, başkalarından ders almaya ihtiyâç bırakmıyor”gibi cümlelerini te’vîlât-ı fâside ile te’vîl etmektedir. Bu mes’ele, bu cümlelerin şerh ve îzâhı hakkındadır.

    Üçüncü Mes’ele: O gizli zındıka komitesi, Üstâd Bedîüzzamân Hazretlerinin “Mehdiyyet cereyânı” hakkındaki ba’zı cümlelerini fâsid te’vîllerle te’vîl etmektedir. Bu mes’ele bu nev’i cümlelerin şerh ve îzâhı hakkındadır.

    Dördüncü Mes’ele: “Meyve Risâlesi”nin “Dördüncü Mes’elesi”nin şerh ve îzâhı hakkındadır.

    Beşinci Mes’ele: Cehennem’in ebediyyetini inkâr eden o gizli zındıka komitesine cevâb olarak Üstâd Bedîüzzamân (ra) Hazretlerinin Arabî İşârâtü’l-İ’câz tefsîrinde geçen Cehennem azâbı ve bu azâba müstehak olan ehl-i Cehennem’in durumu ile alâkalı ba’zı cümlelerin îzâhı hakkındadır.

  • Hazırlanıyor...

  • Soru sorabilmek için üyelik girişi yapınız.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2021 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.019 sn. deSen
↑ Yukarı