tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Yâ Muhammed! Sana Ellâhu Teâla’dân suâl edenlere de ki: O Zât-ı Vâcibü’l-Vücûd birdir. Şerîki ve nazîri yoktur. Her şey O’na muhtâç olduğu halde, O hiçbir şeye muhtâç değildir. O doğmamış ve doğurmamıştır. Ezelî ve ebedîdir. Hiçbir şey O’na denk ve mümâsil olmadı.
(İhlas, 112/1-4)
Hadîs-i Şeriflerden
Komşusu zararından emin olmayan kimse cennete giremez.
(Müslim, İman 73)
Dualardan
Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menba'larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zeval ve teb'îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyetini başı boş bırakıp i'dam etme.
(Sözler)
Vecîze
Dünya süslü bir menzildir. Herbirimizin hayatı, bir endam âyinesidir. Şu dünyadan herbirimize birer dünya var, birer âlemimiz var. Fakat direği, merkezi, kapısı, hayatımızdır.
Mektûbat

Aşırı yoğunluktan dolayı sorulara şu anda cevap veremiyoruz. Bu arada lütfen takipte olun.

    ← Sorulara Dön

    Vücûdun üç kısmından “Vâcibü’l-Vücûd”, “Mümteniu’l-vücûd” ve “Mümkinü’l-vücûd” ne demektir?
    16.01.2015 10:04 Ahmet Sonmez 12559 defa gösterilmiştir.

    “Taksîm-i aklî ile, vücûd üç kısma ayrılır:

    1- Vâcibü’l-Vücûd: Varlığı aklen zarûrî olandır. (Elláh’ın varlığı gibi.)

    2- Mümteniu’l-Vücûd: Yokluğu aklen zarûri olandır. (Şerîk-i Bârî gibi.)

    3- Mümkinü’l-Vücûd: Varlığında ve yokluğunda aklen zarûret bulunmayandır. (Taalluk-ı kudrete mazhar olmadan evvelki mevcûdât gibi.)

    “Vâcibü’l-Vücûd” ise ikiye ayrılır:

    1- Vâcibü’l-Vücûdu Li-zâtihî: Varlığında zarûret olandır. Bu vücûd mertebesi, yalnız Elláhu Teálâ’ya mahsústur.

    2- Vâcibü’l-Vücûdu Li-gayrihî: İrâde ve kudret-i İlâhiyyenin taalluku sebebiyle varlığında zarûret olandır. Bunlar ise, kudret-i İlâhiyyenin bi’l-fiil taalluk ettiği mevcûdâttır. Çünkü, irâde ve kudret-i İlâhiyye bir şeye bi’l-fiil taalluk ettikten sonra, o şeyin vücûdu zarûrî olur. İrâde ve kudret-i İlâhiyyenin, o şeyi var etmekten geri dönmesi ádeti değildir. Kudret-i İlâhiyyenin taallukundan dolayı artık o şey, Vâcibü’l-Vücûdi li-gayrihî olur.”

     

    Yorum yapabilirsiniz : ↓

    İsim
    Eposta ( Sitede görünmeyecek )
    Yorum
    Doğrulama Kodu
    Gönder

    Yorumlar :

    Cook güzel Cvp yazmışsınnız 100 tane risalanur Camaetin kaldım bu kadar izah ve Şerh edeni gürmedim çünkü digerleri bu karavatlı cemaatlar islam Uğruna herşeyimi adadım yanlış insanlar Cook gürdüm iyiki sizi gürmüş ve Şerh ve izahlarda. Faydalanıyorum
    16.01.2015 10:04 abdullahserçek
    Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
    0.412 sn. deSen
    ↑ Yukarı