tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
(Şüphe yok ki; göklerin ve yerin yaradılışında ve gece ile gündüzün ihtilâfında) bunların birbiri ardınca gelip gitmelerinde, artıp eksilmelerinde (elbette akıl sahipleri için,) Hak Teâlâ'nın varlığına ve birliğine delalet eden (açık deliller vardır.)
(Al-i İmran, 3/190)
Hadîs-i Şeriflerden
Eğer dünya, sivrisineğin kanadına denk bir değere sahip olsaydı, Ellah hiçbir kafire dünyadan bir yudum su bile içirmezdi.
(Tirmizi Zühd 13)
Dualardan
Ya İlâhî! Dînî ve dünyevî işlerimizde tevfîkàt-ı sübhâniyyeye mazhar eyle.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
İlm-i ezelî, imkânî vücûdlara âyine olduğu gibi, imkânî vücûdlar da vücûd-ü vücûbîye âyinedir.
Mesnevî-i Nuriye

EF’ÂL-İ İLYE

Sarf ve Nahiv ilimlerine göre mâzî, hâl ve müstakbelde yapılan iş ve hareketlere “fiil” denir.

Kelâm ilmi ıstılâhına göre ise; Zât-ı Akdes-i İlâhî’nin lazîme-i zarûriyyesi olmayan,  mahlûkàtı yarattığı ve idâre ettiği zamanlarda tezâhür eden ve kendisine nisbet edilen, Sıfât-ı Selbiyye ve Sıfât-ı Sübûtiyyenin hâricîndeki bütün sıfâtlara ve masdarlara “ef’âl-i İlâhiye” denir.

“İhyâ, imâte, halk, ba’s, terzık, hikmet, adâlet” gibi. Meselâ, adâletle iş yaptığında “adâlet” fiili; hikmetli iş yaptığında “hikmet” fiili tezâhür eder ve bu fiiller o anda Allah’a nisbet edilir.

Ef’âl-i İlâhiyye kâinâta taallûk ettiği zaman ortaya çıkar ve tezâhürleri anında anlaşılırlar. Meselâ; Cenâb-ı Hak, “Muhyî” ismiyle tecellî ettiği zaman “ihyâ” fiili bilinir.

Kaynak:Tahşiye yayınları;Kader  risâlesi ve şerhi

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.207 sn. deSen
↑ Yukarı