tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
(Onları bırak; yesinler, eğlensinler ve boş ümit onları oyalaya dursun. Yakında bilecekler.) Dünya ve ahirette başlarına ne gibi felâketlerin geleceğini anlayacaklar; küfür ve isyanlarının dehşetli âkibetine kavuşacaklardır.
(Hicr, 15/3)
Hadîs-i Şeriflerden
Kim istemekten sakınırsa, Ellah onu kimseye muhtaç etmez. Kim de tok gözlü olup kanaat ederse, Ellah onu başkasına muhtaç etmeyerek zengin kılar.
(Buhari, Zekat 18)
Dualardan
Cenab-ı Hak, ehl-i imanı ve Risale-i Nur şakirdlerini böylelerin şerrinden muhafaza eylesin, âmîn.
(Kastamonu Lahikası)
Vecîze
Herhangi bir şeyin sonu ve âhiri intizam ve güzellikçe evvelinden aşağı olmadığı gibi; zahiri ve sureti de san'at ve hikmetçe bâtınından güzel değildir.
Mesnevî-i Nuriye

EF’ÂL-İ İLYE

Sarf ve Nahiv ilimlerine göre mâzî, hâl ve müstakbelde yapılan iş ve hareketlere “fiil” denir.

Kelâm ilmi ıstılâhına göre ise; Zât-ı Akdes-i İlâhî’nin lazîme-i zarûriyyesi olmayan,  mahlûkàtı yarattığı ve idâre ettiği zamanlarda tezâhür eden ve kendisine nisbet edilen, Sıfât-ı Selbiyye ve Sıfât-ı Sübûtiyyenin hâricîndeki bütün sıfâtlara ve masdarlara “ef’âl-i İlâhiye” denir.

“İhyâ, imâte, halk, ba’s, terzık, hikmet, adâlet” gibi. Meselâ, adâletle iş yaptığında “adâlet” fiili; hikmetli iş yaptığında “hikmet” fiili tezâhür eder ve bu fiiller o anda Allah’a nisbet edilir.

Ef’âl-i İlâhiyye kâinâta taallûk ettiği zaman ortaya çıkar ve tezâhürleri anında anlaşılırlar. Meselâ; Cenâb-ı Hak, “Muhyî” ismiyle tecellî ettiği zaman “ihyâ” fiili bilinir.

Kaynak:Tahşiye yayınları;Kader  risâlesi ve şerhi

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2023 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.206 sn. deSen
↑ Yukarı