tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
(Onları bırak; yesinler, eğlensinler ve boş ümit onları oyalaya dursun. Yakında bilecekler.) Dünya ve ahirette başlarına ne gibi felâketlerin geleceğini anlayacaklar; küfür ve isyanlarının dehşetli âkibetine kavuşacaklardır.
(Hicr, 15/3)
Hadîs-i Şeriflerden
Kim istemekten sakınırsa, Ellah onu kimseye muhtaç etmez. Kim de tok gözlü olup kanaat ederse, Ellah onu başkasına muhtaç etmeyerek zengin kılar.
(Buhari, Zekat 18)
Dualardan
Cenab-ı Hak, ehl-i imanı ve Risale-i Nur şakirdlerini böylelerin şerrinden muhafaza eylesin, âmîn.
(Kastamonu Lahikası)
Vecîze
Herhangi bir şeyin sonu ve âhiri intizam ve güzellikçe evvelinden aşağı olmadığı gibi; zahiri ve sureti de san'at ve hikmetçe bâtınından güzel değildir.
Mesnevî-i Nuriye

Âlem

     âlem (عَالَمٌ): Bütün cihân, kâinât, dünyâ, her şey. Varlıkların her birisi, cemâat, halk, dehr. Varlığıyla Ellâhü Teâlâyı bildiren her şeye “âlem” denir. Semâvatta binler âlem var. Yerde de her bir cins mahlûkat, birer âlemdir. Her bir insân dahi küçük bir âlemdir. Bu çokluktan dolayıdır ki, “on sekiz binâlem” tabîri kullanılmıştır.

Nitekim, Bedîüzzamân (ra) “Mektûbât” isimli eserinde bu ifâdeye şöylece açıklık getirmiştir: “اَلْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ اْلعَالَمِينَ dahi, pek çok hakàikı câmi’dir. Ehl-i keşf ve hakìkat, keşiflerine göre ayrı ayrı beyân ederler. Ben de böyle fehmederim ki: Semâvatta binler âlem var. Yıldızların bir kısmı, her biri birer âlem olabilir. Yerde de her bir cins mahlûkàt birer âlemdir.

Hattâ, her bir insân dahi küçük bir âlemdir. ‘رَبِّاْلعَالَمِينَ’ ta’bîri ise, ‘Doğrudan doğruya her âlem, Cenâb-ı Hakk’ın Rubûbiyyetiyle idâre ve terbiye ve tedbîr edilir’ demektir.” (Mektûbât, Yirmi Altıncı Mektûb, Dördüncü Meb’has, s. 349.)    

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2023 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.206 sn. deSen
↑ Yukarı