tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Zâtında, sıfâtında, esmâsında ve ef’âlinde her türlü kusûr ve noksandan münezzeh olan Zât-ı Zülcelâl, bütün âlemlere nezîr olsun diye, kuluna Furkán’ı indirdi.
(Furkan, 25/1)
Hadîs-i Şeriflerden
Kıyamet gününde mü’minin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey bulunmaz. Ellah, çirkin hareketler yapan ve kötü sözler söyleyen her kişiden nefret edip buğzeder ve onları sevmez.
(Tirmizi , Birr 61)
Dualardan
Bu mübarekleri ifsad eden komiteler kahrolsunlar!.. Ellah bu hemşirelerimi de bu serserilerin şerlerinden muhafaza eylesin, âmîn.
(Lem'alar)
Vecîze
Haşirde adalet-i İlahiye, hasenelerin seyyielere racih gelmesiyle affettiğine binaen, siz de hasenelerin rüchanına göre muhabbet ve afv muamelesini yapmak lâzımdır.
Şuâlar

İHLASI KAZANMAK VE MUHÂFAZA ETMEK

28.02.2020

#HaftanınHutbesi

 

اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُ

Aziz Kardeşlerim!

Ellahu Teálâ, okuduğum âyet-i kerimede şöyle buyuruyor:

اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُ

Ya‘nî, “İyi bilin ki; hális dîn, yalnız Elláh’ındır.”[1] Yani, küfür’den, şirkten, riyâdan, ucubdan, fahrdan, mâsivâdan, Elláh ve âhiret hesâbına olmayan dünyevî cümle arzulardan, hattâ Cennet’i dahî asıl maksad yapmaktan árî ve berî olarak yapılan ibâdet, hálistir ve ancak bu ibâdet, Elláh’a ulaşır.

Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz, bu âyet-i kerîmeyi gelecek hadîs-i şerîfiyle şöyle îzáh etmiştir:

هَلَكَ النَّاسُ اِلاَّ الْعَالِمُونَ وَهَلَكَ الْعَالِمُونَ اِلاَّ الْعَامِلُونَ وَهَلَكَ الْعَامِلُونَ اِلاَّ الْمُخْلِصُونَ وَالْمُخْلِصُونَ عَلٰى خَطَرٍ عَظ۪يمٍ

Ya‘nî, “İnsanlar, helâk oldu; âlimler, müstesnâ. Âlimler de helâk oldu; ilmiyle amel edenler, müstesnâ. İlmiyle amel edenler de helâk oldu; muhlisler (ihlâs sáhibleri), müstesnâ. İhlâs sáhiblerine gelince; onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.”[2]

Muhlis; ibâdetini ve teblîğini, para, mal, servet, şöhret, makám, mevki' gibi maddî ve ma‘nevî hiçbir ücret ve menfaat beklemeden, yalnız Ellah rızásı için yapandır. Mâdem ihlâsı kazanmak ve muhâfaza etmek, kolay değildir. Öyle ise, dâimâ nefsimizi, kontrole tâbi‘ tutmamız lâzımdır. Muhlisler bile büyük bir tehlike üzerinde ise ve kayma ihtimalleri varsa, elbette bizim de kaymamız ve da‘vâyı kaybetmemiz, her ân için mümkündür. O halde tek çâre, nefsimizi kontrol edip yek vücûd háline gelmek ve ihlâsı tahsíl edip muhâfaza etmektir. Aksî takdîrde helâk olabiliriz.

Peki, helâktan kurtulanlar kimlerdir? Kurtulanlar, yalnız muhleslerdir.[3] Muhlesler; nebîler, mürseller ve bunlara tâbi‘ olan bazı asfiyâ-i muhakkikîndir ki; Cenab-ı Hak, onları, semâvî kitabların aslı ve esâsı olan Kur’an ve Hadîs’in tedrîsi ve tecdîdi için seçer. Bu táife, tehlikeden mahfûzdur. Çünkü Ellahu Teálâ, bu zevât-ı âliyeyi, kendi dîni için seçmiş ve onları, bi’z-zât muhâfaza altına almıştır. Muhles olan zevât-ı âliye, akrebiyyet-i İlâhiyye sırrına mazhardırlar. Muhlisler ise; kurbiyyet-i İlahiyye sırrına mazhardırlar; kendileri ihlâsı kazanmaya, şahsî amelleriyle Ellahu Teálâ’ya yaklaşmaya çalışırlar.

Dikkat et! Ne kadar ihlâslı olursan ol, yine de tehlike vardır. Fakat Elláh, bir kulunu seçip muhâfaza ederse, onun için bir tehlike yoktur.

Hülâsa: İhlâs, اِنْ اَجْرِىَ اِلاَّ عَلَى اللّٰهِ sırrıyla; nâsdan gelen maddî ve ma‘nevî ücret ve menfâattan, ya‘nî servet ve şöhretten istiğnâ etmektir. Bir amelin içine menfâat ve ücret girerse, ihlâs kırılır; o amelin sevâbı gider.[4]

 


[1] Zümer, 39:3.

[2] Keşfu’l-Hafâ, 2/280; 2795 Nolu Hadîs.

[3] Yûsuf, 12:24; Hicr, 15:40; Saffat, 37:40, 74, 128, 160, 169; Sa‘d, 38:83.

[4] Semendel Yayınları’ndan Reddü’l-Evhâm 6 adlı eserden alınmıştır.

 

Bu yazi 6932 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz :

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.416 sn. deSen
↑ Yukarı