14 Rebiülevvel 1441
12 Kasım 2019
Üye Giriş / Kayıt tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
(Şüphesiz Ellahu Teâlâ ve melekleri, Peygamber’e salatta bulunurlar.) Yani, Ellahu Teâlâ Yüce Peygamberine rahmet eder, O’nu meleklere medheder. Melekler de o Yüce Resul hakkında dua ve istiğfarda bulunarak O’na olan muhabbet ve hürmetlerini gösterirler. (O halde ey imân edenler! Siz de O’na selât ve selâmda bulunun.)
(Ahzab, 33/56)
Hadîs-i Şeriflerden
Dünya tatlı, manzarası yeşil, göz kamaştırıcı ve çekicidir. Ellah onu başkalarından alıp size verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakınınız. Çünkü İsrailoğullarının içine düştükleri ilk fitne kadınlar yüzündendir.
(Müslim, Zikir 99)
Dualardan
Yâ Hayra’l-Hâfizîn! Bizleri nefis ve şeytân, sû-i karîn ve dünyâ gibi dört büyük düşmanımızın şerlerinden ve bütün şerlilerin şerlerinden muhâfaza eyle.
(Hacı Hulusi Bey)
Vecîze
Kur'an ise, sair kelâmlar gibi kışırlı, kemikli ve şuuru hususî ve cüz'î değildir. Belki Kur'an, umum İşârâtıyla ve eczasıyla ayn-ı şuurdur, kışırsızdır; fuzulî, lüzumsuz maddeleri yoktur. Âlem-i gaybın tercümanıdır.
Sikke-i Tasdîk-i Gaybî

ELLAH’IN VARLIĞININ VE BİRLİĞİNİN DELİLİ

25.10.2019

#HaftanınHutbesi

 

لَوْ كَانَ فيهِمَا الِهَةٌ اِلَّا اللّهُ لَفَسَدَتَا

 

Aziz Kardeşlerim!

Nasıl ki, bir köy muhtarsız olmaz. Hem bir köyde iki muhtar da bulunmaz. Bulunsa nizam ve intizam bozulur. Hem bir köy muhtarsız olmadığı gibi; bir kasaba kaymakamsız, bir vilayet valisiz, bir memleket de padişahsız olmaz. Bu idareciler olmazsa, memleket harab olur. Eğer idareci iki tane olsa, o zaman nizam ve intizam bozulur. Demek bir memleketin düzen ve nizamının temin ve devamı için iki şey şarttır:

Biri: İdarecinin bulunması.

Diğeri: İdarecinin bir olmasıdır.

Aynen öyle de şu kâinat sarayı, şehri ve memleketi de sultansız, hâkimsiz ve padişahsız olamaz. Hem o saray, o şehir ve o memlekette O’ndan başka sultan, hâkim ve padişah bulunamaz. Bulunsa kâinatın nizam ve intizamı bozulur, fesada gider. Kur’an-ı Mucizu’l-Beyan bu hakikati şu ayetiyle ilan eder:

 “Eğer yerde ve gökte Ellah’tan başka ilahlar bulunsaydı, bunların nizam ve intizamı bozulup  fesada gidecekti.”[1]

Evet şu kâinat, bir cihette gayet muntazam bir saray, bir cihette gayet intizamlı bir şehir, bir cihette ise gayet nizamlı bir memleket hükmündedir. Kâinatın nizam ve intizamına delil mi istersin? Gece ve gündüze bak! Birbiri ardısıra nasıl intizamla hareket ediyorlar. Biri, diğerinin hakkına tecavüz etmiyor. Mevsimlerin bir nizam ve intizam dairesinde işleyişine ve her mevsimde vücuda gelen muntazam masnuata dikkat et! Güneşe, aya, on iki seyyarata bak! Nasıl Ay, Küre-i Arz’a; Küre-i Arz, Güneş’e bağlanmış, sair on bir seyyare de bu kafileye katılmış, nizam ve intizam içerisinde dönüyorlar. Manzume-i Şemsiye’de görünen bu nizam ve intizam, elektronların çekirdek etrafındaki dönüşünde de caridir. Yağmur, kar ve dolu tanelerine bak! Nasıl muntazaman iniyor, birbiri ile birleşip, zararlı kütle halinde başımıza düşmüyor.

Bütün bu mevcut kanunlar ve bu mevcut kanunlardan neş’et eden nizam ve intizamlı hareketler,  her şeye bir kanun koyan ve nizam ve intizamla iş gören gizli bir Zat-ı Hakim’in varlığının ve birliğinin açık delilleridir.

Kâinat yaratıldığından bugüne kadar her şey, nizam ve intizam dairesinde hareket ediyor. Çünkü her şey bir kanuna bağlıdır. Bu hal; zıddı, niddi, şeriki olmayan, hâkimiyet kayıtsız ve şartsız kendisine ait olan bir Zat-ı Akdesin vücub-u vücud ve vahdetini gösterir. Âlemdeki bütün tebeddülat, tahavvülat ve tasarrufatta tezahür eden kanunları işleten O’dur. Öyle ise şu saray-ı âlemin hâkimsiz, mürebbisiz, müdebbirsiz olması bin derece muhaldir.

Âlemdeki tekvini kanunlar O’ndan geldiği gibi; cin ve insin ef’al, akval ve ahvalini nizam ve intizam altına alan teklifi kanunlar da O’ndan gelmektedir. O’ndan başkası olamaz.

Hulasa: Şu kâinat memleketi, varlığıyla bir Zat-ı Vacibü’l-Vücud’un vücuduna delalet ettiği gibi; nizam ve intizamı ile de O Zat’ın birliğine şehadet etmektedir. Çünkü nizam ve intizam birden gelir.[2]

 


[1] Enbiya 22

[2] Semendel Yayınları’ndan “Haşir Risalesi ve Şerhi” adlı eserden alınmıştır.

 

Bu yazi 364 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz :

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2019 Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.019 sn.
↑ Yukarı