tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Zâtında, sıfâtında, esmâsında ve ef’âlinde her türlü kusûr ve noksandan münezzeh olan Zât-ı Zülcelâl, bütün âlemlere nezîr olsun diye, kuluna Furkán’ı indirdi.
(Furkan, 25/1)
Hadîs-i Şeriflerden
Kıyamet gününde mü’minin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey bulunmaz. Ellah, çirkin hareketler yapan ve kötü sözler söyleyen her kişiden nefret edip buğzeder ve onları sevmez.
(Tirmizi , Birr 61)
Dualardan
Bu mübarekleri ifsad eden komiteler kahrolsunlar!.. Ellah bu hemşirelerimi de bu serserilerin şerlerinden muhafaza eylesin, âmîn.
(Lem'alar)
Vecîze
Haşirde adalet-i İlahiye, hasenelerin seyyielere racih gelmesiyle affettiğine binaen, siz de hasenelerin rüchanına göre muhabbet ve afv muamelesini yapmak lâzımdır.
Şuâlar

PEYGAMBERLERİN VAZİFESİ, TEBLÎĞDİR

28.06.2019

#HaftanınHutbesi

 

يَا اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ

اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِى الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ

 

Azîz Kardeşlerim!

Ellah tarafından peygamberlerin gönderiliş gáyesi, Ellah’tan almış oldukları emir ve nehiyleri beşere teblîğ etmektir. Teblîğ, peygamberlik vazîfesinin îfâsı için şart olup peygamberlerde bulunması gereken sıfatlardan biridir. Bundan dolayıdır ki, Âdem (as)’dan Resûl-i Ekrem (asm)’a kadar gelen bütün peygamberler dîn-i İlâhîyi teblîğ etmişlerdir.

Cenâbı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’in bir çok âyet-i kerîmesinde peygamberlerin vazîfesinin sâdece teblîğ olduğunu bildirmiştir. Elçi, ancak Ellah’tan aldığı İlâhî vahyi, aynen insânlara teblîğ etmekle mükelleftir. Eğer kendisine inzâl olunan vahyi, aynen insânlara teblîğ etmezse; elçilik vazîfesini yerine getirmiş olamaz. Ellah (cc), teblîğ husûsunda Peygamberimiz (asm)’a hıtâben şöyle fermân eder:

“(Ey Peygamber! Sana Rabbinden indirilmiş olanı) vahy-i İlahiyi (eksiksiz tebliğ et. Ve eğer bunu yapmazsan,) teblîğine me’mûr olduğun şeylerin hepsini lâyıkı vechiyle onlara bildirmezsen (O’nun risaletini tebliğ etmiş olmazsın. Ellahu Teâlâ, seni insanların şerlerinden korur. Şüphe yok ki, Ellahu Teâlâ kâfir olan bir kavme hidâyet nasib etmez.”[1]

Bu dînin aslı semâvî olduğu gibi; onun teblîğ  ve icrâat şekli de semâvîdir. Ya’nî, nasıl ki bu dîn, Ellah tarafından indirilmiş ve Hazret-i Peygamberin aracılığıyla îzâh edilmiştir; öyle de, bu dînin teblîğ şekli de yine Şâri-ı Hakíkí tarafından bizlere bildirilmiştir. O hâlde bu dîni teblîğ etmek husûsunda Hazret-i Peygamber (asm) nasıl bir yol ta’kíb etmiş ise,  o yol ta’kíb edilmelidir. Teblîğ husûsunda diğer metodlar ve uygulamalar bütünüyle yanlıştır ve Resûl-i Ekrem (asm)’ın caddesi olan sırât-ı müstakímden udull ve inhirâftır. Demek Müslümânların vazîfesi, her husûsta olduğu gibi, teblîğ ve cihâd konusunda da Peygamber Efendimiz’e ittiba’ etmektir.

اَلْعُلَمَاءُ وَرَثَةُ الْاَنْبِيَاءِ “Alimler peygamberlerin varisleridir.”[2] hadîs-i şerîfinin sarâhatiyle, ulemâ-i İslâm da peygamberlerin vârisleri olmaları hasebiyle bu teblîğ vazîfesini yapmakla mükellef kılınmışlardır.

Dîn-i hak olan İslâmiyyet teblîğ edilirken muhâtablar nazara alınır. Şöyle ki:

1. Eğer muhâtab kâfir ise; inzâr edilir. Ya’nî, kendisine tehdîd edici âyât-ı Kur’âniyye ve ehâdîs-i nebeviyye anlatılır. Eğer küfrü bırakıp îmân ve İslâmiyyetle müşerref olursa, o zamân tebşîr edilir.

2. Eğer muhâtab; ehl-i îmân olup dînde lâübâlî ise; bu kimse ruhsatlarla okşanmaz, azîmetlerle îkáz edilir. Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri bu konuda şöyle buyurmaktadır:

3. Eğer muhâtab; îmânı kâmil, amel-i sâlih işleyen ve takvâ dâiresinde hareket eden müttakí bir mü’min ise, tebşîr edilir. Dolayısıyla inzâr edilir.[3]

 


[1] Mâide, 5:67.

[2] Ebu Davud, İlim, 1; Tirmizi, İlim, 19.

[3] Semendel Yayınlarından Mir’atu’l-Cihad 1 adlı eserden alınmıştır.

Bu yazi 2379 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz :

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2025 | Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.412 sn. deSen
↑ Yukarı