2 Rebiülevvel 1439
21 Kasım 2017
Üye Giriş / Kayıt tel tel tel
Kur'an-ı Kerim'den
Ey Resulüm! (Sen ne kadar hırs göstersen de) imana gelmelerini şiddetle arzu edip istesen de (insanların ekserisi, imân edecek değillerdir.) Onlar, iradeleriyle küfürlerinde ısrar edip dururlar.
(Yusuf, 12/103)
Hadîs-i Şeriflerden
Bir yere girmek için izin üç sefer izin istenilir. (Yani kapı üç defa çalınır.) İzin verilirse girin, aksi halde dönün.
(Buhari, İstizan13, Müslim, Edeb 33)
Dualardan
Feya Rabbî, ya Hâlıkî, ya Mâlikî! Seni çağırmakta hüccetin hacetimdir. Sana yaptığım dualarda uddetim fâkatimdir. Vesilem fıkdan-ı hile ve fakrimdir. Hazinem aczimdir. Re's-ül malım, emellerimdir. Şefiim, Habibin (Aleyhissalâtü Vesselâm) ve rahmetindir. Afveyle, mağfiret eyle ve merhamet eyle yâ Ellah yâ Rahman yâ Rahîm! Âmîn!
(Mesnevi-i Nuriye)
Vecîze
Cihan dolu bela başında varken, ne bağırırsın küçücük bir beladan gel tevekkül kıl. Tevekkül ile bela yüzünde gül, tâ o da gülsün; o güldükçe küçülür, eder tebeddül.
Mektûbat

MUHABBETULLAH, SÜNNET-İ SENİYYEYE İTTİBA İLE ELDE EDİLİR

18.08.2017

قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

 

     Aziz Kardeşlerim!

     Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz mealen şöyle buyurmaktadır: “Ellah'a imanınız varsa, elbette Ellah'ı seveceksiniz. Madem Ellah'ı seversiniz, Ellah'ın sevdiği tarzı yapacaksınız. Ve o sevdiği tarz ise, Ellah'ın sevdiği Zât’a, yani Hz. Muhammed (asm)’a benzemelisiniz. Ona benzemek ise, ona ittiba etmektir. Ne vakit ona ittiba etseniz, Ellah da sizi sevecek. Zâten siz Ellah'ı seversiniz, tâ ki Ellah da sizi sevsin.”

     Demek oluyor ki; insan için en mühim âlîmaksad, Cenab-ı Hakk'ın muhabbetine mazhar olmasıdır. Bu âyetin nassıyla gösteriyor ki; o matlab-ı a'lânın yolu, Habibullah'a ittibadır ve Sünnet-i Seniyesine iktidadır.

     Resul-i Ekrem (asm) ferman etmiş:

مَنْتَمَسَّكَبِسُنَّتِىعِنْدَفَسَادِاُمَّتِىفَلَهُاَجْرُمِاَةِشَهِيدٍ

     Yani: "Fesad-ıümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir."

  Evet Sünnet-i Seniyeye ittiba, mutlaka gayet kıymetdardır. Hususanbid'aların istilâsı zamanında sünnet-i seniyeye ittiba etmek daha ziyade kıymetdardır. Hususan fesad-ı ümmet zamanında Sünnet-i Seniyenin küçük bir âdâbına müraat etmek, ehemmiyetli bir takvayı ve kuvvetli bir imanı ihsas ediyor. Doğrudan doğruya Sünnete ittiba etmek, Resul-i Ekrem (asm)'ı hatıra getiriyor. O ihtardan o hatıra, bir huzur-u İlahî hatırasına inkılab eder. Hattâ en küçük bir muamelede, hattâ yemek, içmek ve yatmak âdâbında Sünnet-i Seniyeyi müraat ettiği dakikada, o âdi muamele ve o fıtrî amel, sevablı bir ibadet ve şer'î bir hareket oluyor. Çünki o âdi hareketiyle Resul-i Ekrem (asm)'a ittibaını düşünüyor ve şeriatın bir edebi olduğunu tasavvur eder ve şeriat sahibi o olduğu hatırına gelir. Ve ondan şâri-i hakikî olan Cenab-ı Hakk'a kalbi müteveccih olur, bir nevi huzur ve ibadet kazanır.

     İşte bu sırra binaen Sünnet-i Seniyeye ittibaı kendine âdet eden, âdâtını ibadete çevirir, bütün ömrünü semeredar ve sevabdar yapabilir.

     Kardeşlerim!

     Sünnet-i Seniyye, edebdir. Hiçbir mes'elesi yoktur ki, altında bir nur, bir edeb bulunmasın! Resul-i Ekrem (asm) ferman etmiş: اَدَّبَنِىرَبِّىفَاَحْسَنَتَاْدِيبِى Yani: “Rabbim bana edebi, güzel bir surette ihsan etmiş, edeblendirmiş.”

     Evet siyer-i Nebeviyeye dikkat eden ve Sünnet-i Seniyeyi bilen, kat'iyyen anlar ki: Edebin enva'ını, Cenab-ı Hak habibinde cem'etmiştir. Onun Sünnet-i Seniyes initerkeden, edebi terkeder.

     Değerli Kardeşlerim!

     Rivayet-i sahiha ile mahşerin dehşetinden herkes hattâ enbiya dahi "nefsî, nefsî" dedikleri zaman, Resul-i Ekrem (asm) "ümmetî, ümmetî" diye re'fet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman ehl-i keşfin tasdikiyle vâlidesi onun münacatından "ümmetî, ümmetî" işitmiş. İşte bu derece şefkatli ve merhametli bir rehberin sünnet-i seniyesine müraat etmemek, ne derece nankörlük ve vicdansızlık olduğunu kıyas eyle.

     Ne mutlu o kimseye ki, Sünnet-i Seniyeye ittibaından hissesi ziyade ola. Veyl o kimseye ki, Sünnet-i Seniyeyi takdir etmeyip, bid'alara giriyor.

 

(Risale-i Nur Külliyatı’ndan, Lem’alar, On Birinci Lem’a)

 

 

Bu yazi 596 defa gösterilmiştir.

Yorum yapabilirsiniz :

İsim
Eposta ( Sitede görünmeyecek )
Yorum
Doğrulama Kodu
Gönder

Yorumlar :

Henüz yorum yapılmamış.

Muhammed Doğan'ın (Molla Muhammed El-Kersî) beyanatları Nurmend.com sitesinden başka bir platformda yayınlanmamaktadır. © 2014-2017 Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Nurmend - Şerhmend
0.023 sn.
↑ Yukarı